Av. Murat Fehmi PINAR

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hukuk Müşaviri

Mart 2009

              Özet: Devlet memurları, öğretim elemanları ile sair personel hakkında düzenlenen sicil raporlarının üçüncü kişilere karşı gizlilik prensibi içinde korunması, bununla birlikte ilgili kamu görevlisine karşı 4982 sayılı Kanun çerçevesinde açık olmasının gerektiği, bu çerçevede bilgi edinme başvurusu durumunda, 4982 sayılı Kanunun “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10 uncu maddesi gereğince tasdikli bir suretinin “gizli ve kişiye özel” bir yazı ile ilgiliye verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca herkes bilgi edinme hakkına sahip olup; kurum ve kuruluşlar, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki  her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bilgi Edinme Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların Bilgi Edinme Kanunu’na aykırı hükümleri uygulanmaz.

Anılan Kanun’un 29. maddesi uyarınca, bu kanunun uygulanmasında ihmali, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır.

4982 sayılı Kanun’un Dördüncü bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları: yargı denetimi dışında kalan işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idarî soruşturmaya, adlî soruşturma ve kovuşturmaya, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğine, ticarî sırra, fikir ve sanat eserlerine, kurum içi düzenlemelere, tavsiye ve mütalaa taleplerine ilişkin bilgi ve belgeler olarak sayılmıştır.

Devlet memurları ve öğretim elemanları hakkında düzenlenen sicil ve raporları Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda bilgi edinme hakkının istisnaları arasında sayılmamıştır.

Bahsi geçen kanunla bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu birçok kararında, sicil raporlarının hakkında düzenlen memura talebi durumunda verilmesinin, bunun dışındaki kişilere karşı gizliliğinin korunmasının gerektiği sonucuna ulaşmıştır:

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 25.10.2004 tarihli, 2004/139 sayılı, Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğine ilişkin gerekçeli kararı şu şekildedir:

Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün görüş talebi hakkında,

                Raportör Görüşü doğrultusunda,

“Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün, M. B. isimli personelin Genel Müdürlüklerine başvurarak “13 yıllık sicil notları ile soruşturma ve ceza raporlarını öğrenme” talebinde bulunduğundan bahisle, talep edilen bilgilerin adı geçene verilip verilmeyeceği hususunda tereddüte düşüldüğünden, bu hususta Kurulumuzun görüşünü talep eden başvurusu hakkında,

1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personel için bağlayıcı olan söz konusu Kanunun sicillerle ilgili “Bölüm 6” da (109 ila 123 üncü maddeler arası) özlük dosyaları ile sicil dosyalarının “gizli” gizlilik dereceli olacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığı halde, bu Kanunun 121 inci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca çıkarılan “Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği”nde söz konusu dosyaların “gizli” olacağının 26, 27 ve 28 inci maddelerinde düzenlemiş olduğu, 657 sayılı Kanunun 117 inci maddesinde yer alan ve olumsuz sicil alan memura yapılacak uyarı yazısının “gizli olacağı”nı düzenleyen hususun ise ilgili memurun diğer memurlara karşı kişilik haklarını korumak bakımından duyulan bir ihtiyaçtan kaynaklandığı,

- Çağdaş kamu yönetimi anlayışının hakim olduğu ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında, kamu görevlileri için düzenlenen sicil raporu benzeri dosyaların üçüncü kişilere karşı  gizli tutulduğu, dosyanın ilgilisine karşı ise açık olduğunun görüldüğü; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun da bu yönde atılmış bir adım olduğu, nitekim 4982 sayılı Kanunun konuyla ilgili olarak, 15 inci maddesindeki “Yargı denetimi dışında kalan idari işlemlerden kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir....”, 18 inci maddesindeki “Sivil ve askeri istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.”, 25 inci maddesindeki “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” şeklindeki hükümlerinin de, kurum ve kuruluşların kendi personeli hakkında sahip oldukları bilgi ve belgelerin üçüncü kişilere karşı gizli tutulması, ancak bu bilgi ve belgeler ilgili kişinin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise o kişiye açık olması, bir başka deyişle bilgi edinme hakkı kapsamında ilgili personelin kendisiyle ilgili bilgi ve belgelere erişim hakkının bulunduğu şeklinde anlaşılması gerektiği,

- 657 sayılı Kanunun 111 inci maddesi gereğince “Devlet memurlarının ehliyetlerinin tesbitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye çıkarma veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyalarının başlıca dayanak olduğu” göz önünde tutulursa, sicil dosyalarının Devlet memurlarının “çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte” bulunduğunun  açık olduğu,

hususlarını ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” amir hükmünü göz önünde bulunduran Kurul, 4982 sayılı Kanun ile çelişen Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasında (özlük dosyaları ve) sicil raporlarının üçüncü kişilere karşı yine gizlilik prensibi içinde muhafazasının gerektiği, ancak ilgili kamu görevlisine karşı 4982 sayılı Kanun çerçevesinde açık olmasının gerektiği, bu çerçevede 4982 sayılı Kanunun “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10 uncu maddesi gereğince tasdikli bir suretinin “GİZLİ ve KİŞİYE ÖZEL” bir yazı ile ilgiliye verilmesinin uygun olacağı,

2- Personelin kendisiyle ilgili soruşturma ve ceza raporlarının ise, 4982 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca, varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra ilgiliye tasdikli birer suretinin verilmesi gerektiği,

hususlarının Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne bildirilmesinin,kabulüne

 

 

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 25.02.2005 tarihli, 2004/129 sayılı, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ve Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliğine ilişkin gerekçeli kararı şu şekildedir:

 

11- M. V.’ın itirazının KABULÜ ile,

Raportör Görüşü doğrultusunda,

“Adı geçenin, “tüm sicil raporlarının tasdikli bir suretinin” kendisine verilmesi talebini hâvi başvurusu ile ilgili olarak Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü’nün “Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesinde gizlilik dereceli bilgilerin başvuranın bilgisine sunulamayacağı, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ve Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliği’nin 7. maddesinde ise sicil raporlarındaki bilgilerin gizli tutulacağı düzenlenmiştir. Anılan hükümler nedeniyle sicil raporlarınızın gönderilme istemine ilişkin ilgi başvurunuz yerinde görülmemiştir.” şeklindeki olumsuz cevabının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na uygun düşmediği, zira,

1- Kurulumuzun 05/07/2004 tarihli ve 2004/12 sayılı Kararı doğrultusunda ve çağdaş kamu yönetimi anlayışının hakim olduğu ülkelerdeki uygulamalara bakıldığında, kamu görevlileri için düzenlenen sicil raporu benzeri dosyaların üçüncü kişilere karşı  gizli tutulduğu, dosyanın ilgilisine karşı ise açık olduğunun görüldüğü; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun da bu yönde atılmış bir adım olduğu, nitekim 4982 sayılı Kanunun konuyla ilgili olarak, 15 inci maddesindeki “Yargı denetimi dışında kalan idari işlemlerden kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir....”, 18 inci maddesindeki “Sivil ve askeri istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.”, 25 inci maddesindeki “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” şeklindeki hükümlerinin de, kurum ve kuruluşların kendi personeli hakkında sahip oldukları bilgi ve belgelerin üçüncü kişilere karşı gizli tutulması, ancak bu bilgi ve belgeler ilgili kişinin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise o kişiye açık olması, bir başka deyişle bilgi edinme hakkı kapsamında ilgili personelin kendisiyle ilgili bilgi ve belgelere erişim hakkının bulunduğu şeklinde anlaşılması; diğer taraftan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” amir hükmü karşısında, 4982 sayılı Kanun ile çelişen Yükseköğretim Üst Kuruluşları ve Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliği’nin hükümlerinin uygulanmasında özlük dosyaları ve sicil raporlarının üçüncü kişilere karşı yine gizlilik prensibi içinde muhafazası ve fakat ilgili kamu görevlisine karşı 4982 sayılı Kanun çerçevesinde açık olması, talep edilen sicil raporlarının tasdikli birer suretinin  adı geçene verilmesi gerektiği,

2- 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin gizlilik dereceli bilgilerin başvuru sahibinin erişimine açılmayacağına ilişkin bir hüküm ihtiva etmediği, hususlarının Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne bildirilmesinin” kabulüne,

 

Yukarıda izah olunan mevzuat ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun emsal kararları doğrultusunda; devlet memurları, öğretim elemanları ile sair personel hakkında düzenlenen sicil raporlarının üçüncü kişilere karşı gizlilik prensibi içinde korunması, bununla birlikte ilgili kamu görevlisine karşı 4982 sayılı Kanun çerçevesinde açık olmasının gerektiği, bu çerçevede bilgi edinme başvurusu durumunda, 4982 sayılı Kanunun “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10 uncu maddesi gereğince tasdikli bir suretinin “gizli ve kişiye özel” bir yazı ile ilgiliye verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.

 

Powered by Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2016