Av. Murat Fehmi PINAR

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Hukuk Müşaviri

Ekim 2011

 

Özet: Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan taşınırların kaybolması, çalınması, eksilmesi veya zarar görmesine sebep olunması hallerinde sorumluluğu bulunan personelin tazminat, ceza ve disiplin sorumluluğu doğar. Tazminat sorumluluğu ile ilgili olarak Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır. Bazı durumlarda Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır. Kamu malına zarar verilmesi Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak düzenlendiği gibi ayrıca disiplin cezasını gerektiren bir eylemdir.


 

Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan taşınırların kaybolması, çalınması, eksilmesi veya zarar görmesine sebep olunması hallerinde tesis edilecek işlemlere ve konuya ilişkin mevzuata dair açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Özlük hakları” başlıklı 62. maddesi uyarınca,  üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için Yükseköğretim Kanunu, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Yüksek Öğretim Personel Kanunu, bu Kanunda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler (Devlet Memurları Kanunu) uygulanır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı değişik 12. maddesi uyarınca, Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk” başlıklı 48. maddesi uyarınca, kamu idareleri, taşınırların yönetimi, kaydı, muhafazası ve kullanımından sorumludurlar.  Kullanılmak üzere taşınır teslim edilen görevliler, taşınırın korunmasından ve taşınıra verilen zararlardan sorumludur. Kamu idareleri, verilen zararların sorumlularına ödettirilmesini sağlamakla yükümlüdür.

Kaynağına ve edinme yöntemine bakılmaksızın kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının verilmesi, merkez ve taşrada taşınır yönetim sorumlularıyla bunlar adına görev yapacak olanların belirlenmesi ve kamu idareleri arasında taşınırların bedelsiz devri ile tahsisine ilişkin esas ve usuller Taşınır Mal Yönetmeliği ile belirlenmiştir.

Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre Harcama yetkilileri taşınırların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesinden, kullanılmasından, kontrolünden, kayıtlarının anılan Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasını sağlamaktan ve taşınır yönetim hesabını ilgili mercilere göndermekten sorumludur.

Harcama yetkilileri taşınır kayıtlarının zikredilen Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tutulması ve taşınır yönetim hesabının ilgili mercilere gönderilmesi sorumluluğunu taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri aracılığıyla yerine getirir. 

Harcama yetkilileri, taşınırlara ilişkin işlem ve kayıtların usule uygun olarak yapılıp yapılmadığını kontrol etmeye veya ettirmeye; kasıt, kusur veya ihmal sonucu kırılan, bozulan veya kaybolan taşınırların ilgililerden tazmini için gerekli işlemleri yapmaya veya yaptırmaya yetkilidir. Kamu idarelerine ait taşınırların muhafazası ile görevli olan veya kendilerine kullanılmak üzere taşınır teslim edilen kamu görevlileri bu taşınırları en iyi şekilde muhafaza etmek, gerekli bakım ve onarımlarını yapmak veya yaptırmak, veriliş amacına uygun bir şekilde kullanmak ve görevin sona ermesi veya görevden ayrılma halinde iade etmek zorundadırlar.

Taşınırların muhafazasından ve yönetilmesinden sorumlu olanların, gerekli tedbirlerin alınmaması veya özenin gösterilmemesi nedeniyle taşınırın kullanılmaz hale gelmesi veya yok olması sonucunda sebep oldukları kamu zararları hakkında, 27/9/2006 tarihli ve 2006/11058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.

Kullanılmak üzere kendilerine taşınır teslim edilen kamu görevlilerinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik ya da dikkatsizlikleri nedeniyle oluşan kamu zararı, değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek rayiç bedeli üzerinden, ilgili mevzuat hükümleri uygulanmak suretiyle tahsil edilir. Mezkur Yönetmeliğin 27. maddesi uyarınca çalınma, kaybolma gibi nedenlerle yok olan taşınırlar hususunda, kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik olup olmadığı araştırılarak sonuçları ayrı bir tutanakta belirtilir ve yönetmeliğin yukarıda zikredilen 5 inci maddesi hükmüne  göre işlem yapılır.

Aynı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71. maddesi uyarınca kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir. Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in  “Kapsam” başlıklı 2. maddesi uyarınca, bu Yönetmelik genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde tespit edilen kamu zararlarından doğan alacakları kapsar.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunan kamu idarelerinde görevli memurların, kullanımlarındaki taşınır ve taşınmazların korunması ve her an hizmete hazır halde bulundurulması için gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle Devlete verdikleri zararlar ile kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak kişilere verdikleri zararlar hakkında, 657 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca 27/6/1983 tarihli ve 83/6510 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.

Anılan Yönetmeliğin  “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6. maddesinin (e) bendinde, kamu zararının belirlenmesinde; görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması da esas alınır.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in  “Kamu zararının tespiti ve bildirilmesi” başlıklı 7. Maddesine nazaran, kamu zararları; kontrol, denetim veya inceleme, Sayıştayca kesin hükme bağlama, adlî, idarî veya askerî yargılama sonucunda tespit edilir. Kamu zararından doğan alacağın tebliği ve takibi anılan yönetmeliğe göre yürütülür.

Anılan Yönetmeliğin 22. maddesinin (c) bendi uyarınca, kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan taşınırların kaybolması, çalınması, eksilmesi veya zarar görmesine sebep olunması hallerinde Kanunun 44 üncü maddesinde öngörülen Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen kamu zararlarından Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamına girmeyenler de Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tahsil edilir.

Memurların kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlik sonucu idareye verdikleri zararlar ile kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak kişilerin uğradıkları zararların nevi ve miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları, yapılacak işlemlerle ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesi uyarınca memurların zararları tazmin mükellefiyetinin doğması için;

Ø  Zararın mevcut olması,

Ø  Zararın doğrudan doğruya memurun fiilinden doğması,

Ø  Zararın mücbir sebepten hasıl olmaması

şarttır.

Söz konusu Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca memurun kasıt, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idarenin malca uğradığı zararın ilgili tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesi esastır.

Demirbaş defterinde alındığı tarihteki değeri de belli edilmek suretiyle kayıtlı bulunan veya demirbaş defterinde kayıtlı olmakla beraber değeri belli olmayan veya teberru yoluyla veya başka suretle Devlete mal edilen mallarda zarar söz konusu ise ait oldukları kurumlarca üç kişiden az olmamak üzere teşkil edilecek bir heyet tarafından zarara uğrayan malın rayiç değeri, piyasa araştırması yapılmak, ticaret odaları ile belediyelerden bilgi istemek suretiyle belirlenir ve ondan sonra zararın miktarı tespit edilir.  

Zarar gören Devlet malı eğer amortismana tabii mallardan ise rayiç bedelden amortisman payı düşülür. Zarar gören Devlet malı, bir yerden gönderilmiş veya getirilmiş ise taşıma masrafları malın rayiç fiyatına ilave edilmek suretiyle malın esas fiyatı belirlenerek ondan sonra zararın miktarı tespit edilir.

Yukarıda anılan Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5. ve 27. maddeleri uyarınca, kullanılmak üzere kendilerine taşınır teslim edilen kamu görevlilerinin elinde iken ortaya çıkan kamu zararı hususunda tahsil sürecinde ilgisinde kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik ya da dikkatsizlik aranmaktadır.

Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan malların zarar görmesi durumunda ilgililerin hal ve durumun gerektirdiği bütün dikkat ve özeni gösterdiği yahut dikkat ve özeni göstermiş bulunsaydı dahi zararın gerçekleşmesine engel olamayacağını ispat ettiği takdirde tazmin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.

Kast, bir eylemin sonucunun bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. İhmal, gereken özeni ve ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, önem vermemektir. Tedbirsizlik, önceden hazırlıklı davranmamak, gereken öngörüyü göstererek istenmeyen sonucun gerçekleşmesinden önce önlemleri zamanında almamaktır. Dikkatsizlik, dalgın, düzensiz, dağınık, umursamazlık durumudur.

Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan zarar görmesi durumunda ilgililerin hal ve durumun gerektirdiği bütün dikkat ve özeni gösterdiği yahut dikkat ve özeni göstermiş bulunsaydı dahi zararın gerçekleşmesine engel olamayacağını ispat ettiği takdirde tazmin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.

İdari işlemlere esas teşkil eden raporların hazırlanmasında, öncelikle konuya ilişkin tüm bilgi ve belgeleri toplaması, mevzuatın değerlendirilmesi, somut olayın tüm yönlerinin ortaya konulması, raporun gerekçelerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde belgelerle ispatlanmış olması, subjektif yorum ve değerlendirmelerden kaçınılması gereklidir. Raporda ilgilinin kusur, ihmal veya tedbirsizlik ya da dikkatsizliği bulunup bulunmadığına ilişkin olarak tatmin edici tespit ve açıklamaların yer alması gerekir.

Kamu görevlisinin kendisine teslim malın zarar görmesine kasıtlı olarak neden olması durumunda eylemi suç teşkil ediyor olabilir. Türk Ceza Kanunu’nun “Mala zarar verme” başlıklı 151’inci maddesi uyarınca, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Anılan Kanun’un 152’nci maddesi uyarınca, mala zarar verme suçunun kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında işlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Üniversite kamu görevlisinin kamu malına karşı gerçekleştirdiği eylemi görevi dolayısıyla ya da görevini yaptığı sırada gerçekleşmiş ise bu durumda uygulanacak olan soruşturma usulü 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesindeki usuldür.

Kuruma ait malların kaybının disiplin boyutu da bulunmaktadır. Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin (a) bendi uyarınca, “göreve ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak”, Uyarma cezasını; 6’ncı maddesinin (a) bendi uyarınca, “görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak”, 6’ncı maddesinin (f) bendi uyarınca, “Kuruma ait resmi belge, araç gereç ve benzeri eşya ile yerine konması mümkün olmayan bilimsel doküman veya kitabı kaybetmek”, Kınama cezasını; 8’inci maddesinin (a) bendi uyarınca, “Kasıtlı olarak görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak veya hor kullanmak”, Aylıktan kesme cezasını; 9’uncu maddesinin (o) bendi uyarınca, “Görevle ilgili resmi belge araç ve gereçleri, laboratuvar malzemesini görevin sona ermesine ve kurumca yazı ile istenmesine rağmen geri vermemek veya devir teslim işlemini zamanında yapmamak”, Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve hal olarak düzenlenmiştir.

 

 

Av. Murat Fehmi PINAR

Hukuk Müşaviri

Powered by Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2016