Siteyi Giriş Sayfası Yapın Siteyi Sık Kullanılanlar Listenize  Ekleyin Elektronik Posta Yollayın Ziyaretçi Defterine Görüşlerinizi Yazın Her tür TERÖRE HAYIR !

[Giriş Sayfası] [Üniversite Hakkında] [Personel Yapısı] [Kuruluş ve Tarihçe] [Görev Tanımı] [Faaliyet Raporu] [İş İstatistikleri] [Mevzuat] [Kararlar] [Özel Dosyalar] [Soruşturma] [Haber & Duyuru] [Site Kuralları] [Görüşleriniz] [Hukuka Giriş Dersi] [Görevde Yükselme] [Şiirler]



 

 
[Özel Dosyalar] [İdari Dava Dilekçesi] [Bilgi Edinme Hakkı] [Memur Sendikaları] [İzinli, Raporlu, Görevli İken yapılan Atamada Maaş Ödemesi] [Harcını Yatırmayan Öğrenci] [Disiplin Suç ve Cezaları] [Sicil Raporları Edinme Hakkı] [Yabancı Öğrenci Harçları] [Birim Dışından Müdür Yardımcısı Atama] [20 Günü Aşan Kesintisiz Devamsızlık Durumlarında Uygulanacak Disiplin Cezası] [Kamu Malının Kaybı, Zarar Görmesi]
 

Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği Uyarınca Disiplin Soruşturması Usul ve Esasları

 

“Dünya var olduğundan bu yana, hiçbir otorite kendisinin eleştiri konusu yapılmasına istekli olmamıştır.”   Nietzsche

Av. Murat Fehmi PINAR

Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Hukuk Müşaviri

Ticari maksatlar dışında kaynak belirterek alıntı yapılabilir.

*                 Giriş

*                 Soruşturmanın Açılması

*                 Soruşturma Açma ve Ceza Vermede Zamanaşımı

*                 Soruşturmacı Tayini

*                 Soruşturma Onayı

*                 Soruşturmanın Yapılması

*                 Soruşturma Raporu

*                 Sanığın Savunmasının Alınması

*                 Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Merciler

*                 Disiplin Cezası Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar

*                 Kararların İlgiliye Tebliği, Uygulama ve İtiraz

*                 Görevden Uzaklaştırma

*                 Sicilden Silinme

*                 Diğer Hususlar

*                 Örnek Dosya

 

 

 

 

Giriş

 

Yükseköğretim kurumları, esas olarak evrensel düzeyde bilimsel çalışmalarla bilgi ve teknoloji üretmek, meslek sahibi aydın yurttaş yetiştirmek, toplumsal kalkınmaya katkıda bulunacak programlar uygulamak şeklinde üç temel işleve sahiptirler ve görevlerini sağlıklı olarak yerine getirebilmek için, bünyelerindeki insan unsurunu da kapsayan bir düzene ihtiyaç gösterirler. Kurumun çalışma düzeninin korunması ile kamu hizmetinin devamlılığının ve verimliliğinin, sonuç olarak kamu yararının korunması amaçlanmaktadır. İşte bu yazının konusunu da Türk yükseköğretim kurumlarında görevli personele uygulanan disiplin hukuku oluşturmaktadır.

 “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde Yükseköğretim üst kuruluşlarını, “Yükseköğretim Kurulu ve Üniversitelerarası Kurul” olarak, yükseköğretim kurumlarını ise “üniversite ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunların bünyesinde yer alan fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuarlar, araştırma ve uygulama merkezleri ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı meslek yüksekokulları ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulan meslek yüksekokulları” olarak tanımlayan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, bu kurumlarda görev alan öğretim elemanları, memur ve diğer personelin disiplin işlemlerinin devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslara göre Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceğini, 53. maddesinde hükme bağlamıştır.

 Bu doğrultuda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca çıkarılan, 21.08.1982 tarihli ve 17789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği ile yükseköğretim üst kuruluşları ve yükseköğretim kurumlarında görevli personelden, mevzuatın kendilerine yüklediği ödevleri yurt içinde ve yurt dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara veya meslek vakar ve haysiyetine uymayan davranışta bulunanlara verilecek disiplin cezaları, disiplin soruşturması, görevden uzaklaştırma ve itiraz usulleri ile uygulama şekli düzenlenmiştir. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124. ve devamı maddelerindeki disiplinle ilgili hükümler genel hüküm niteliğinde olup, bu bağlamda uygulama imkanı bulmaktadırlar.

Yükseköğretim kurumlarında görevli personel iki grup altında toplanabilir:

Öğretim Elemanları (Akademik Personel): Öğretim üyeleri (profesör, doçent, yardımcı doçent), öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcıları (araştırma görevlileri, uzmanlar, çeviriciler ve eğitim - öğretim planlamacıları)

Yönetim Elemanları (İdari Personel): 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında çalışan memurlar ve diğer görevliler ile İş Kanunu kapsamında çalışan işçiler.

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Soruşturmanın Açılması

 

Soruşturma açmaya yetkili amirler, Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesi ile Disiplin Yönetmeliği'nin 17. maddesinde sayılmıştır. Disiplin amirlerinin yardımcıları ancak disiplin amirinin görevinin başında bulunmadığı zaman vekaleten görevlendirilmişlerse soruşturma açabilirler.

Disiplin soruşturması açma yetkisi yönetmelikte disiplin amiri olarak sayılmış sıralı amirlere aittir, disiplin suçunun niteliği ne olursa olsun disiplin amiri resen disiplin soruşturması açabilir veya açtırabilir. Üst disiplin amirlerinin yetkisi alt kademedeki tüm personeli kapsadığından bir personel hakkında disiplin soruşturması açabilecek amir sayısı birden çok olabilir. Fakat bir disiplin eylemi ile ilgili olarak birden çok disiplin soruşturması yürütülemez. Bu husus yönetmeliğin 17. maddesinin son fıkrasında yer alan, üst disiplin amiri disiplin soruşturması açmışsa alt disiplin amirinin soruşturma açamayacağı ve alt amirin açtığı soruşturmanın daha sonra açılsa dahi üst amirin aynı konuda açacağı soruşturma ile birleştirileceği şeklinde iki kuralla sağlanmıştır. 

Anılan hükümlere göre aşağıda sayılanların disiplin amiri olduğu görülmektedir:

Yükseköğretim Kurulu Başkanı

Yükseköğretim üst kuruluşlarının ve tüm yükseköğretim kurumlarının

Rektör

Üniversitenin

Dekan

Fakültenin

Enstitü Müdürü

Enstitünün

Yüksekokul Müdürü

Yüksekokulun

Yükseköğretim Kurulu Genel Sekreteri

Yükseköğretim Kurulu Genel Sekreterliği Personelinin

Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreteri

Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreterliği Personelinin

Üniversite Genel Sekreteri

Üniversite Genel Sekreterliği Personelinin

Fakülte Sekreteri

Fakülte Sekreterliği Personelinin

Enstitü Sekreteri

Enstitü Sekreterliği Personelinin

Yüksekokul Sekreteri

Yüksekokul Sekreterliği Personelinin

 Yönetmeliğin 17. maddesine göre Yükseköğretim Kurulu Başkanı’nın yetkisi üst kuruluşlar ile bütün yükseköğretim kurumlarını kapsamaktadır. Genel sekreterler ile fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterlerinin sekreterlik personeli üzerindeki disiplin amirliği yetkisi ise yönetmelikte zikredilmemiştir. 

Disiplin amirleri disiplin suçu işlediği şüphesi bulunan ve disiplin amiri oldukları personel hakkında resen disiplin soruşturması açabilir veya açtırabilir. Bölüm Başkanı; anabilim, anasanat, bilim veya sanat dalları başkanları, merkez müdürleri, hukuk müşaviri, daire başkanları ve diğer birim amirleri görev alanları ile ilgili disiplin soruşturma taleplerini en yakın disiplin amirine yaparlar.

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Soruşturma Açma ve Ceza Vermede Zamanaşımı

 

Disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlenildiğinin soruşturmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. ( Dis. Y. Madde 19)

Disiplin soruşturması, disiplin suçu işlendiğinin şikâyetle, ihbarla ya da bizzat öğrenmesi durumunda disiplin amiri tarafından imzalanacak soruşturma kararı (onayı) ile açılır. Danıştay disiplin soruşturması açılmaksızın doğrudan disiplin amirince savunma alınarak disiplin cezası verilmesini usulsüz kabul etmektedir.

Soyut iddialar içeren şikâyetlere ve basit şüpheye dayalı olarak, ön inceleme yapılmadan disiplin soruşturması açılmasının, beraatla neticelense bile soruşturulanı rencide ettiği gözetilerek, soruşturma açmadan önce ‘Ön İnceleme’ yapılması uygun olacaktır. Bununla birlikte disiplin soruşturması açılması belli sürelere bağlandığından ön incelemenin, bu süre içinde tamamlanması gerekir. Ön inceleme neticesinde disiplin suçu konusu eylemin öğrenilmesi durumunda ön inceleme raporunun makama sunulduğu tarihten itibaren sürenin başladığının kabul edilmesi yerinde olacaktır.

Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren fiil ve hallerin işlendiğinin soruşturmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren bir ay, memurluktan çıkarma cezasında altı ay geçirildikten sonra disiplin soruşturması açılabilirse de disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından ceza verilemez. Fiilinin öğrenildiği tarih ne olursa olsun her durumda disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı tartışmaya açık bir kararında “Yönetmeliğin 19. maddesinin (a) bendi ile getirilen bir aylık süre idarenin iç işleyişiyle ilgili olup, kanıtların kaybolmasını önlemek, soruşturmanın daha çabuk yapılarak disiplin suçunu işlemiş olan kişiye daha etkin ve çabuk ceza verilmesini sağlamak amacıyla konulmuştur. Bu nedenle, disiplin cezasının verilmesinden önceki evrelerde yönetmelikle getirilen belirli sürelere uyulmaması, bu konuda görevli olanların kişisel sorumluluğu ile ilgili olup, disiplin suçu işleyen kişiye ceza verilmemesi sonucunu doğurmaz.” şeklinde hüküm kurmuştur. Bizce bu karar Yönetmeliğe aykırıdır ve istisnai nitelik gösterdiğinden emsal alınmamalıdır.

Disiplin suçu niteliğindeki fiil ve hallerin işlendiği tarihin tespiti zamanaşımı süreleri açısından önemlidir. Ani disiplin suçlarında, fiilin bütün unsurlarının tamamlanması anı; mütemadi ve müteselsil disiplin suçlarında temadi ve teselsülün sona ermesi anı esastır.

Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 03.06.2005 tarihli 6. oturumunda alınan kararla; intihale ilişkin suçlarda, suçun temadi etmesi, intihale konu eserin herhangi bir şekilde alınıp satılıyor veya kütüphanelerde bulunuyor veya internet ortamında ulaşılabiliyor ve bu suretle yazarları veya üçüncü kişiler tarafından kullanılıyor veya yararlanılıyor olması, yazarın veya yazarların intihale konu teşkil eden eserden başka bir esere alıntı yapması veya yapmaları veya atıfta bulunması veya bulunmaları, eserin başka bir amaç veya yarar sağlamak üzere kullanılması, eserin kaynak veya dayanak gösterilerek, hukuki, idari veya bilimsel bir karar alınmış olması veya işlem yapılması; diğer disiplin suçlarında, suçun temadi etmesi, fiilin işlenmesinden sonraki bir tarihte hukuki veya fiili bir sonuç doğurması hallerinde iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresinin, en son fiilin veya halin vuku bulduğu tarihten itibaren başlayacağı sonucuna varılmış, soruşturmalarda buna göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.

Soruşturulanın eylemi bazı durumlarda disiplin hükümlerine aykırılık teşkil etmenin yanında Ceza Kanunu’na göre suç teşkil ediyor da olabilir. Bu durumda sanık hakkında aynı zamanda ceza kovuşturmasına başlanmış olması muhtemeldir. Aynı olaydan dolayı ceza kovuşturması açılması, açılmış ya da açılacak disiplin soruşturmasında zamanaşımı sürelerini durdurmaz. Bununla birlikte Danıştay bazı kararlarında disiplin soruşturması konusu eylemle ilgili açılan ceza davasının sonucunun beklenilmeden karar verilmesini hukuka aykırılık sebebi olarak kabul etmektedir.

Disiplin suçu teşkil eden eylemden sonra sanığın statüsünün değişmesi ya da kurumdan ayrılması suç sırasında bağlı olduğu yükseköğretim kurumu veya üst kuruluş tarafından disiplin soruşturmasının başlatılmasına, başlamışsa tamamlatılmasına ve gerektiğinde disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.

 

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Soruşturmacı Tayini

 

Disiplin Amiri, disiplin suçu hakkında bizzat veya bilvasıta bilgi sahibi olduğunda soruşturmayı kendisi yapabileceği gibi soruşturmacı tayini sureti ile de yaptırabilir. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların sanığın akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır. Yöneticiler hakkındaki soruşturmalarda unvan eşitliği veya üstlüğü aranır. (madde 17) Sanık rektör olduğunda soruşturma Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyeleri tarafından yapılır.

Uygulamada soruşturma, geçici soruşturma kurulu oluşturularak da yaptırılabilmektedir. Bu durumda tek kurul üyelerinin toplamanın tek sayı olmasına dikkat edilmeli ve görevlendirme kararında bir başkan da tayin edilmelidir.

Soruşturmada görevlendirileceklerin inceleme ve soruşturmaya konu olayla ilgisi bulunmaması, suç konusu eylemden zarar görmemiş, sanığın veya olayın mağduru durumunda olan kişilerle akrabalık bağı bulunmaması, hakkında inceleme veya soruşturma yapılan memur veya kamu görevlisi ile halef-selef ilişkisi olmaması, maiyetinde görev yapmamış ve tamamen tarafsız kişilerden olması ve sair soruşturmanın objektif ve tarafsız yürütülmesini engelleyecek niteliklerinin bulunmaması gerekir.

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Soruşturma Onayı

 

Soruşturmayı açan disiplin amiri, soruşturma onayında kimin hakkında soruşturma açtığını ismen ifade etmeli ve soruşturma konusunu somut olarak belirtmelidir. İsnad edilen suçun yönetmeliğin hangi maddesi kapsamında değerlendirileceğinin ifade edilmemesi gerekir.

Açılan disiplin soruşturması sahife numaraları önceden konmuş ve sonuna sahife sayısı kaydedilmiş bir defterin ayrı sahifelerine yazılır. Bu deftere soruşturmanın bütün safahatı işlenir. Defterin tutulmasından genel sekreterler veya sekreterler sorumludur.

Soruşturma açıldığında fail bilinmiyorsa;soruşturmacının faili belirlemesinden sonra , ismen fail hakkında soruşturmanın sürdürülebilmesi için disiplin amirinden yazılı onay alınması gereklidir.

 

 

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Soruşturmanın Yapılması

 

Soruşturmanın amacı sanığın üzerine atılı disiplin suçunu işleyip işlemediğinin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve süratle ortaya çıkarılmasıdır.

Soruşturmanın soruşturmacı tayini suretiyle yapılması halinde, soruşturma kararı gecikilmeksizin soruşturmacıya bildirilir. Soruşturmacı, soruşturmayı kararın kendisine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde bitirir. Bu süre içerisinde soruşturma bitirilmiyor ise soruşturmacı, gerekçeli olarak ek süre talebinde bulunur. Disiplin amiri, ek süre vermesi halinde, durumu bir üst disiplin amirine bilgi olarak sunar.

Soruşturmacı soruşturma konusuyla ilgili tanık, bilirkişi, keşif gibi her türlü delili toplar, gerekirse istinabe yoluna da müracaat edebilir. Kişilerle olan yazışmalar iadeli taahhütlü olarak yapılır. Evrakın elden verilmesi halinde alınacak imzalı belge dosyada muhafaza edilir. Diğer hususlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Her soruşturma işlemi; işlemin içeriğini, zamanını, yerini, katılımcılarını gösterir, altı soruşturmacı ve diğer ilgililerce imzalanan bir tutanakla tespit edilir.  Tutanakta, işlemin nerede ve ne zaman yapıldığı, işlemin mahiyeti, kimlerin katıldığı, ifade alınmış ise, soruları ve cevapları belirtecek şekilde düzenlenir ve soruşturmacı, katip ile ifade sahibi veya keşif sırasında hazır bulundurulanlar veya belge sorumlularınca imzalanır. İstinabe talimatında, şahidin hüviyeti, adresi ve benzeri açıklayıcı bilgiler iyice belirtilir. Sorulacak sorular dikkatle tesbit olunur. Şahide yemin ettirilmesi hususu belirtilir ve yaptırılacak yemin şekli de yazılır. (madde 23) Sanığın ifadesi ya da savunması alınırken yemin ettirilmemelidir. Sanığa yemin ettirilmesi işlemi sakatlar.

Soruşturmacının soruşturma konusuna ilişkin bilgi ve belge talebine muhatap olan yükseköğretim kurumlarının bütün personeli veya diğer kamu veya özel kuruluş yetkilileri talep konusu bilgi ve belgeyi hiçbir gecikmeye mahal bırakmaksızın vermeye ve istenecek yardımları yerine getirmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete muhalefet edenler, disiplin soruşturmasını geciktirenler veya gecikmeye sebebiyet verenler hakkında disiplin soruşturması açılacağı yönetmeliğin 23. maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu durumda soruşturmacı disiplin soruşturması açılması için disiplin amirine suç duyurusunda bulunmalıdır. Buna bağlı olarak disiplin soruşturması açılır.

Soruşturmacının veya disiplin cezası verecek makamın sanığın savunmasını alması şarttır. Savunma disiplin soruşturması açılan ve savunma istenen fiilin niteliği, savunmanın yedi günden az olmamak üzere verilen sürede yapılmadığı takdirde savunmadan vazgeçmiş sayılacağı ihtarı dercedilmiş savunma istem yazısı tebliğ ederek istenmelidir. Savunma alınmadan ya da usulsüz savunma alınarak verilen disiplin cezaları, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, şekil yönünden hukuka aykırı olur.

 

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Soruşturma Raporu

 

Yönetmeliğin 25. maddesi uyarınca soruşturma sona erdiğinde bir soruşturma raporu düzenlenir. Raporda soruşturma onayı, soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, resmi sıfatı, suç konuları, soruşturmanın safhaları, deliller, alınan savunma özetlenir. Her suç maddesi ayrı ayrı tahlil edilerek delillere göre suçun sabit olup olmadığı tartışılır, uygulanacak ceza teklif edilir. Varsa belge asıl veya suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir. Rapor gecikmeden onay merciine tevdi edilir. Disiplin soruşturma dosyaları, dizi pusulasıyla birlikte teslim edilir ve alınır. Dizi pusulasının altında teslim eden ve alanın imzaları bulunur.

1.     Soruşturma Raporunda bulunması gereken hususlar :

2.     Soruşturma onayı,

3.     Soruşturmaya başlama tarihi,

4.     Soruşturulanın kimliği, resmi sıfatı,

5.     Suç konuları,

6.     Soruşturmanın safhaları,

7.     Delillerin Özeti,

8.     Savunma Özeti.

9.     Delilerin değerlendirilmesi (Her suç maddesi ayrı ayrı tahlil edilerek delillere göre suçun sabit olup olmadığı tartışılır)

10.  Sonuç (uygulanacak ceza teklif edilir)

Örnek Rapor için tıklayın.

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

Sanığın Savunmasının Alınması

 

Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içerisinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayanlar savunma hakkından vazgeçmiş sayılırlar. Sanığa gönderilen yazıda, hakkında disiplin soruşturması açılan fiilin neden ibaret bulunduğu, savunmasını belirtilen sürede yapmadığı takdirde savunmasından vazgeçmiş sayılacağı bildirilir. (madde 24)

Danıştay içtihatlarına göre savunmanın disiplin cezası vermeye yetkili amir veya merci tarafından alınması gereklidir. Bununla birlikte Yönetmeliğin 25'inci maddesinde soruşturma raporunda savunma özetinin de yer alacağı belirtildiğinden, soruşturmacının savunma alması yeterlidir.

Soruşturmacının soruşturmayı tamamlayıp dosyayı soruşturma açan disiplin amirine vermesinden sonra ilk yapılacak iş, idarenin 7 günden az olmamak üzere sanığa süre verip, suç ve ceza duyurularak savunmasının alınmasıdır.

“Disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra kanunla belli süreler içerisinde memur hakkında soruşturma açılması, bu soruşturma sonucunda oluşturulan soruşturma raporu değerlendirilerek yetkili disiplin amiri veya kurulu tarafından disiplin cezası verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır ..., davacının hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmaksızın doğrudan amirince savunması alınarak disiplin cezası ile cezalandırılması” usulsüzdür. (Danıştay 10. D.’nin kararı)

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Merciler

 

Yukarıda açıklandığı üzere disiplin soruşturması açma yetkisi sıralı disiplin amirlerine aittir. Bununla birlikte soruşturma açan amir her durumda ceza verme yetkisine sahip değildir. Yönetmelikte disiplin suçunun ve sanığın niteliğine göre disiplin cezası verme yetkisi farklı makamlara verilmiştir. Yetkiye ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan, yetki kurallarına uyulmaksızın -yetkisiz bir makam tarafından- tesis edilen idari işlemler yetki yönünden hukuka aykırı olur. Bu itibarla Disiplin amirinin ya da Disiplin Kurullarının yetkileri dışında kalan bir disiplin cezası vermeleri işlemi sakatlar.

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından verilir.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, görevlinin bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler tarafından, dekanlar için ise, bu ceza disiplin amirinin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir.

Görevinden çekilmiş sayma ve yönetim görevinden ayırma cezaları, Disiplin Kurulu kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler tarafından, dekanlar için bu cezalar disiplin amirinin teklifi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir.

Danıştay, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nun 20. maddesinde, 657 sayılı Yasa’ya atıf yapılması nedeniyle, disiplin yönetmeliği hükümlerini uygulamaksızın, 657 sayılı Yasa’nın 94. maddesi hükmü uygulanarak görevden çekilme işlemi tesis edilmesinde mevzuata aykırı yön bulunmadığını kabul etmektedir

Danıştay bir başka kararında gerek idari yönden gerekse disiplin hukuku yönünden YÖK Genel Kurulu’nun bir rektörün görevden alınmasına karar verebileceği, ancak bu kararın rektörlerin T.C. Anayasası’nın 130 ve 2547 sayılı YÖK Yasası’nın 13. maddesi uyarınca kademeli seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı’nca seçilerek atandığı göz önüne alındığında idare hukukunun usulde paralellik ilkesi gereği Cumhurbaşkanı’na sunulması ve rektörün görevden alınmasının Cumhurbaşkanı’nca (kararname düzenlemesi suretiyle) yapılabileceği sonucuna ulaşmıştır.

Üniversite öğretim mesleğinden veya kamu görevinden çıkarma cezası disiplin amirlerinin bu yoldaki isteği üzerine, Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir.(madde 33)

Disiplin Kurulları :

 

Yüksek Disiplin Kurulu

Yükseköğretim Yürütme Kurulu. (Yükseköğretim Kurulu üyelerinin, rektörlerin ve dekanların disiplin işlerinde ise Yükseköğretim Genel Kurulu bu görevi ifa eder).

Yükseköğretim Kurulu Disiplin Kurulu

Genel Sekreterin başkanlığında 1. Hukuk Müşaviri, Personel, Araştırma-Planlama, Koordinasyon ile İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanları

Üniversitelerarası Kurul Disiplin Kurulu

Genel Sekreterin başkanlığında Hukuk Müşaviri ile Personel Müdürü ve iki uzman

Üniversite Disiplin Kurulu

Üniversite Yönetim Kurulu

Fakülte Disiplin Kurulu

Fakülte Yönetim Kurulu

Enstitü Disiplin Kurulu

Enstitü Yönetim Kurulu

Yüksekokul Disiplin Kurulu

Yüksekokul Yönetim Kurulu

Disiplin kurullarında profesörlerle ilgili hususların görüşülmesinde doçent ve yardımcı doçentler, doçetlerle ilgili hususların görüşülmesinde yardımcı doçentler ve kendileri ile ilgili hususların görüşülmesinde ilgili üyeler görüşmelere katılamazlar. Bu sebeple Kurulun teşekkül edememesi halinde bir üst kurul görevlidir. Soruşturulanın Disiplin Kurulu’na katılmaması gerekir. Açık engel hüküm bulunmamakla birlikte Yönetmeliğin 39. maddesinde Kurulun gerek görürse soruşturmacıları dinleyebileceği hükme bağlandığından ve soruşturmacının reyini önceden belli etmiş olması karşısında Disiplin Kuruluna katılmaması ve oy kullanmaması gerekir. Danıştay soruşturmacılar yanında soruşturmanın açılmasına neden olan müşteki ya da müştekilerin Disiplin Kuruluna katılarak oy kullanmalarının da tesis edilen işlemi sakatlayacağını kabul etmektedir (17). Bu yönde bir kural bulunmamakla birlikte soruşturmacı olmasına engel hali bulunanların kurul toplantılarına katılmamasının uygun olacağı görüşündeyiz.

Değişik dereceli kimselerin bir arada suç işlemeleri halinde soruşturma usûlü ve görevli disiplin kurulu üst dereceli sanığa göre tayin edilir.(madde 34)

Disiplin Kurullarında her üye oyunu kabul veya red yoluyla vermekle görevlidir. Çekimser oy kullanılmaz. Yüksek Disiplin Kurulu olarak Yükseköğretim Genel Kurulunun toplantı nisabı ondört, Yürütme Kurulunun toplantı nisabı altı kişidir. Diğer disiplin kurullarının toplantı nisabı kurul üye tam sayısının yarıdan fazlasıdır. Kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Oylamada Başkan oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Karar özeti üyeler tarafından imzalanan bir tutanakla saptanır.(madde 37, 40)

Raportörlük

         Kurullarda raportörlük görevi, başkanın görevlendireceği üye tarafından yürütülür. Toplantıdan önce başkan tarafından kurul üyeleri arasından bir üye raportör olarak belirlenir ve dosya kendisine havale edilir. Raportör üye havale edilecek dosyanın incelenmesini en geç 5 gün içinde tamamlar.(madde 38)

Kurul raportörün açıklamalarını dinlendikten sonra işin görüşmesine geçer. Gerek görülürse soruşturmacılar da dinlenebilir. Konunun aydınlandığı ve görüşmelerin yeterliği sonucuna varıldığında oylama yapılır. Disiplin Kurullarında çekimser oy kullanılamaz, her üye oyunu kabul veya ret yoluyla vermekle görevlidir. Aksi durum disiplin suçu olarak değerlendirilir. Oylamada Başkan oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.Karar başkan tarafından açıklanır.

Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Red halinde atamaya yetkili amirler başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.(Madde 41)

Yüksek Disiplin Kurulu Kendisine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördüğü takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidir.

Hakkında üniversite öğretim mesleğinden veya memurluktan çıkarma cezası istenenler, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptirler.(madde 43)

Kararlar, verdikleri tarihten itibaren en geç 15 gün içinde raportörler tarafından gerekçeli olarak ve oybirliği veya çoğunlukla verildiği belirtilerek yazılır. Başkan ve üyeler tarafından imzalanır. Karşı görüşte olanlar, nedenlerini yazar ve imzalarlar. (madde 44)

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

Disiplin Cezası Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar

 

Sanığın üzerine atılı disiplin suçu hiç bir şüpheye yer bırakmayacak kesinlikle ispatlanamadıkça disiplin cezası verilmesi mümkün değildir.

Sanık hakkında aynı eylemden dolayı açılan ceza soruşturmasının sonucu, disiplin soruşturmasını ancak bazı durumlarda etkiler. Sanığın üzerine atılı eylemi işlemediği gerekçesine dayalı kesinleşmiş ceza kararı varken, eylemin sabit olduğuna dayalı olarak disiplin cezası verilmemesi gerekir. Buna mukabil ceza davasında verilen beraat kararının, disiplin cezası verilmesini engellemeyeceği kabul edilmektedir. Bununla birlikte eylemin sübut bulmadığına dönük gerekçe içeren beraat kararı varken disiplin cezası verilemeyeceği düşünülmelidir.

Danıştay bir kararında; “disiplin hukuku ile ceza hukukunun; soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkiler ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları yönlerinden birbirinden farklı özellikler taşıdığında kuşku yoktur. Ancak disiplin cezası ile yaptırıma bağlanan suç aynı zamanda ceza hukuku yönünden de yargılama konusu olmuşsa ceza mahkemelerinin verecekleri kesin kararların, disiplin hukukunda göz önünde bulundurulacak veri ve bilgiler arasında yer alacağı kuşkusuzdur.” gerekçesiyle kişisel menfaat temin etmek suçundan dolayı yargılanan öğretim elemanı hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenilmeden, bu konudaki adli yargı kararı irdelenmeden verilen kararın eksik inceleme ürünü olduğu sonucuna ulaşarak bidayet mahkemesi kararını bozmuştur.

Memurun kanuna aykırı eylemi, itirazı üzerine verilen yazılı emre dayanıyorsa konusu suç teşkil etmemek kaydıyla disiplin cezası ile karşılanmaz, emri veren sorumlu olur.

Ceza Hukuku’nda uygulanan cezaların içtimaı ilkesinin Disiplin Hukuku’nda uygulama alanı bulunmamaktadır. Bu nedenle birden çok disiplin eyleminde her bir eylem için ayrı disiplin cezası verilir.

Yönetmeliğin “Öngörülmemiş Disiplin Suçları” başlığını taşıyan 12. maddesiyle, sanığın üzerine atılı eylemin, yönetmelikte sayılmamış olsa dahi sayılan eylemlere nitelik ve ağırlıklarına göre benzemesi durumunda, benzedikleri eyleme uyan ceza ile karşılanabilmesi mümkündür. Ceza Hukuku’nun kıyas yasağına açıkça aykırı olan bu hüküm Disiplin Hukuku’nun Ceza Hukuku’ndan çok İdare Hukuku ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Öte yandan idareye geniş yetki veren bu maddenin kanuna aykırı olduğunu da düşünmekteyim.

Sanığın eylemi birden çok disiplin suçu içinde değerlendirilebiliyorsa, birden çok disiplin cezası değil, en ağır olan disiplin cezası ile tecziye edilmesi gerekir.

Sanığın geçmişi ve sicil durumu ceza kararına etki eder. Yönetmeliğin “İyi Halin Değerlendirilmesi” başlıklı 16. maddesine göre geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve sicilleri iyi veya çok iyi derecede olan suçu sabit olmuş sanıklara bir derece hafif ceza uygulanabilir. Kökleşmiş Danıştay kararlarıyla iyi hali bulunan sanıklara bir derece hafif ceza uygulanması gerektiği, koşulları oluşmasına rağmen gerekçesiz olarak bir alt ceza verilmemesinin ceza verilme işlemini sakatlayacağı kabul edilmektedir. Başarılı ve sicili temiz olan görevlilere, bir alt cezanın uygulanmama nedeninin açıklanması gereklidir.

Alt ceza uygulaması yapma yetkisi disiplin cezasını vermeye yetkili makama aittir. Danıştay’ın kademe ilerlemesinin durdurulması cezasın ilişkin birçok kararında, soruşturma dosyasının, yetkili disiplin kuruluna tevdi edilip karar alınmadan doğrudan disiplin amirince bir alt cezanın takdir edilerek verilmesinin hukuka aykırı olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte Danıştay bir başka kararında çıkarma cezasını gerektirir ve Yüksek Disiplin Kurulu’nca karar bağlanması gereken bir disiplin suçunda, soruşturmacının bir alt ceza olan görevinden çekilmiş sayma cezası teklifine dayalı olarak görevden çekilmiş sayma cezasını vermeye yetkili olan mercilerce tesis edilen ceza işleminde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kararını vermiştir. Kanımızca bu kararda isabet bulunmamaktadır. 

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verilir. Tekerrür değerlendirilirken eylemin karşılığı olan ceza esas alınır, iyi hal nedeniyle uygulanan bir alt ceza esas alınmaz. Maddede "cezaların tekerrürü”nden değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olmuş bir "fiil veya halin" tekerrürü halinden bahsedilmiş olduğundan, bu fiil ve haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının affa uğramış olması tekerrür hükümlerinin uygulanmasını engellemeyecektir. Tekerrürden dolayı bir derece ağır disiplin cezası verilen personel bu cezasının sicilden silinme süresi içinde tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir veya birden çok disiplin suçu işlerse kademeli olarak ceza arttırılmayacak, tekerrür uygulaması her durumda temel cezanın bir derece ağırının verilmesi şeklinde olacaktır. Danıştay’ın öğrenci disiplin işleriyle ilgili bir kararında tekerrür için önemli olanın önceki cezanın tebliği ve uygulanması değil, aynı nitelikte suçun işlenmesi olduğuna ilişkin bir kararı da bulunmaktadır.

Sanığın disiplin suçunu işlediği sıradaki pozisyonuna göre karar tesis edilir. Suç sırasında bağlı olunan kurumun yetkisi daha sonra statü ve pozisyon değişikliği ya da ayrılma nedeniyle düşmez. Örneğin sanığın dekanlık görevi sırasında işlediği disiplin suçunun, soruşturma dekanlık görevinden ayrılmasından sonra açılmış olsa dahi, dekanlar için öngörülen usule uygun yürütülmesi gerekir. Soruşturma sırasında istifa ve emeklilik de soruşturmanın tamamlanmasını ve ceza verilmesini engellemez. 

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

Kararların İlgiliye Tebliği, Uygulama ve İtiraz

 

 

Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Personelin bulunduğu maaş derece ve kademesi itibariyle hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanmasının mümkün olmadığı hallerde, fiilin ağırlık derecesine göre brüt aylıklarının ¼’ü - ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını alan öğretim elemanı, yönetici, memur ve diğer personelin bulunduğu derece ve kademedeki ilerlemesi ceza süresi kadar durdurulur, öğretim elemanının akademik yükselme ve atanması ile ilgili işlemler de ceza süresince durdurulur ve mecburi bekleme süresinden düşürülür. Memurlar bu süre içerisinde yarışma sınav ve seçmelerine giremezler. Danıştay doçentlik sınavını da bu kapsamda değerlendirmektedir

Verilen Disiplin cezaları sıralı sicil amirine üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası bütün üniversite rektörlüklerine, kamu görevinden çıkarma cezası ise ayrıca Devlet Personel Dairesine bildirilir.( madde 46)

Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Üniversite öğretim mesleğinden veya kamu görevinden çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, Yüksek Disiplin Kurulu’na tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır. Bu süreler idarenin iç işleyişi ile ilgili olup, işin sürüncemede kalıp memurun tedirgin edilmemesi amacına yöneliktir. İncelemenin görüş bildirmenin ve karar vermenin bu süreler geçirilerek yapılması verilen kararları kusurlandırmaz.  

Kararlar, verdikleri tarihten itibaren en geç 15 gün içinde raportörler tarafından gerekçeli olarak ve oybirliği veya çoğunlukla verildiği belirtilerek yazılır. Başkan ve üyeler tarafından imzalanır. Karşı görüşte olanlar, nedenlerini yazar ve imzalarlar. Ceza vermeye yetkili amirler tarafından verilen disiplin cezaları bu amirlerce; disiplin kurullarınca verilen cezalar bu kurulların Başkanlıklarınca kararların imzalarının tamamlanmasını izleyen en çok on gün içinde ilgililere iadeli taahhütlü olarak tebliğ olunur.

Ceza vermeye yetkili amirlerce disiplin kurulu kararlarına dayanılarak verilmiş olan cezalarda bu kararlar da eklenir. Disiplin cezasının tebliği sırasında itiraz usul ve süresi yazılı olarak hatırlatılır.(madde 45).Hatırlatma yapılmaması veyahut yanlış yönlendirici hatırlatma yapılması durumunda, disiplin cezasının iptaline ilişkin davada süre yönünden kişi yönünde değerlendirme yapılması söz konusu olabilir.

Disiplin cezalarının tümüne karşı yargı yolu açıktır.

Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı varsa bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kurullarına, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz halinde, itiraz mercileri kararı gözden geçirerek, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin, kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde, verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Üst disiplin amiri veya disiplin kurullarının itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Kaldırılan cezalar sicilden silinir.

Danıştay 47 ve 48. maddelerdeki düzenlemenin yalnızca disiplin cezalarını kapsayan "özel" niteliğinden dolayı, 48. madde uyarınca yapılan itirazın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 11. maddesi kapsamında düşünülmesine ve bu itirazın gerek tabi olacağı süre, gerek dava süresine etkisi yönlerinden anılan Yasanın 11. maddesine göre değerlendirilmesine olanak bulunmadığı görüşündedir. Buna göre kendisine disiplin cezası aldığına ilişkin tebligat yapılan ilgilinin tebligat konusu işleme karşı doğrudan doğruya iptal davası açmayarak itiraz yoluna başvurması halinde 60 günlük dava süresi itirazının reddine ilişkin işlemin tebliğ tarihinden, itirazı cevap verilmemek suretiyle reddedilmişse 30 günlük cevap süresinin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. İtiraza konu işlemin tebliğ tarihi ile itiraz tarihi arasında geçen sürenin dava süresinin hesabında dikkate alınmasına, konunun "özel" hükümlerle düzenlenmiş olması nedeniyle, yasal olanak bulunmamaktadır.

İtiraz halinde, itiraz mercileri kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin, kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadırlar.Kaldırılan cezalar sicilden silinir.(madde 47,48)

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

Görevden Uzaklaştırma

 

Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek üst kuruluşlar ile yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri soruşturmanın herhangi bir safhasında alınabilir. En çok 3 ay için görevden uzaklaştırılabilir. Soruşturma açılmadan önce verilmiş ise 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Görevden uzaklaştırma işleminden sonra süresi içinde soruşturmaya başlamayan; bu işlemi keyfi olarak veya garaz ya da kini dolayısı ile yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan yetkililer, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.

Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır:

a) Atamaya yetkili amirler,

b) Yükseköğretim Denetleme Kurulu Üyeleri (İnceleme veya soruşturma ile görevli),

Görevden uzaklaştırılanlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler kanunların öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.

Görevden uzaklaştırma tedbiri, Soruşturma sonunda, üniversite öğretim mesleğinden veya kamu görevinden çıkarma cezası önerilme dışında Görevden uzaklaştırmaya yetkililerce; Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerince uzaklaştırılanlar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca derhal kaldırılır. Soruşturmaya konu olan fiiller, hizmetin devamına engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir.

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

 

Sicilden Silinme

Disiplin cezaları sicile işlenir. Ceza alan, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının sicil dosyasından silinmesini isteyebilir. Silinme talebi atamaya yetkili amir tarafından değerlendirilir ve eğer istem sahibinin zikredilen süreler içerisindeki davranışları, bu isteği haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar sicil dosyasına işlenir.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının sicilden silinmesinde disiplin kurulunun mütalâası alındıktan sonra karar verilir. Üniversite öğretim mesleğinden veya kamu görevinden çıkarma cezasında ise sicilden silinme müessesesi yoktur

Zaman zaman çıkarılan af yasalarıyla memurlar ve diğer kamu görevlilerine kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince verilen bazı disiplin cezaları tüm sonuçları ile affedilmekte ve sicilden çıkarılmaktadır. Danıştay “disiplin cezaları sonucunda kurumla ilişiği kesilenlerden bu cezaları 4455 sayılı Kanun kapsamına girenlerin göreve dönme istemlerinin idarelerce kabul zorunluluğu bulunmadığı, bu yoldaki başvuruların açıktan atanma talebi olarak değerlendirilmesi gerekeceği” sonucuna ulaşmıştır.

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Hususlar

 

Açılan disiplin soruşturması sahife numaraları önceden konmuş ve sonuna sahife sayısı kaydedilmiş bir defterin ayrı sahifelerine yazılır. Bu deftere soruşturmanın bütün safahatı işlenir. Defterin tutulmasından genel sekreterler veya sekreterler sorumludur.(madde 50)

Dosya Teslimi: Disiplin soruşturma dosyaları, dizi pusulasıyla birlikte teslim edilir ve alınır. Dizi pusulasının altında teslim eden ve alanın imzaları bulunur.(madde 51)

Yazışma Şekli: Kişilerle olan yazışmalar iadeli taahhütlü olarak yapılır. Evrakın elden verilmesi halinde alınacak imzalı belge dosyada muhafaza edilir. Diğer hususlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.(madde 52)

 

 Başa dön

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Örnek Dosya

 

 

 Başa dön 

 

 

 

 


[Giris] [Giriş Sayfası] [Üniversite Hakkında] [Personel Yapısı] [Kuruluş ve Tarihçe] [Görev Tanımı] [Faaliyet Raporu] [İş İstatistikleri] [Mevzuat] [Kararlar] [Özel Dosyalar] [Soruşturma] [Haber & Duyuru] [Site Kuralları] [Görüşleriniz] [Hukuka Giriş Dersi] [Görevde Yükselme] [Şiirler]
 
Güncelleme : 07.12.2010 12:22
Webmaster- Tasarım ve İçerik - Av. Murat Fehmi PINAR © 2001-2010
Bolu, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Gölköy Yerleşkesi,  Rektörlük Binası, 2. kat; Tel:0 374 253 46 52; Faks:  0 374 253 49 63
 Bu sitenin tüm hakları saklıdır. Lütfen Site kullanım kurallarına uygun davranınız.